Sümer yayıncılık, yayın alanında yeni ama dayandığı, beslendiği deney ve birikim kaynağı anlamında tarihin derinliklerinden süzülüp gelen, özgürlük ve demokrasi uğruna büyük bedeller ödeyen yayıncılık geleneğidir. Bundan dolayı Sümer yayıncılık, adı gibi tarihin derin köklerinden beslenen, günümüz Türkiye’sinde düşünsel üretkenliğinde yeni bir yayıncılık alanın açılmasının da adı oluyor.

Yayıncılık günümüz dünyasında olduğu gibi ülkemizde de, ciddi problemlerle karşı karşıya bulunmaktadır. Bu  durum yayıncılık alanın, özellikle muhalif anlamda kendisini var etmede işlerinin  daha da zor olduğunu ortaya koymaktadır.  Bu gerçekliğin yayıncılığın tekelleşmesi ile de bağı vardır. Ne yazık ki yayıncılık büyük tekeleşmenin duvarlarıyla çevrilmiş durumda.
Böylesine zorlu bir ortamda ilkeli bir yayıncılık anlayışını geliştirmek, düşün dünyasına toplumsal gerçekliği yansıtmak ve toplumsal değişim ve dönüşüm eksenli bir yayıncılık anlayışını geliştirmek meşakkatlidir.

Günümüzde bilginin giderek bir meta haline getirilmeye çalışıldığı, halen düşüncenin baskılandığı bilinen bir gerçeklik. Düşün dünyasının birikimi ve bu birikimin yansıma alanı kuşkusuz yayıncılıktır. Yayıncılık bunu bir prensip olarak benimsemezse, tarihin derinliklerinden günümüze süzülüp gelen demokrasi ve özgürlük özlemlerine karşılık verecek bilgi ve birikimin taşınmasında sağlıklı bir rol oynaması mümkün olamaz.

Popüler tarih, popüler kültür  kısacası insanın düşün dünyasını bir tüketim alanı olarak ele alan bir yayıncılık tekelciliğine karşı, sorgulayan ve sorgulamayı esas alan Sümer Yayıncılık,  bu anlamda yeni bir dünya ve toplum özlemi temelinde demokrasi ve özgürlük arayışı çabasını sahiplenen antikapitalist demokratik-sosyalist bir çizgidedir. Bu temel ilkeyi sahiplenen eserleri yayınlayıp-yaygınlaştırıp okuyuculara sunmayı hedefler.

Sümer Yayınevi, demokratik-ekolojik toplumun kuramsal inşasına katkı sunup bilgi taşıyıcısı olma misyonu gereğince, anti-kapitalist düşüncenin gelişmesini amaçlar. Bu amaçla, kapitalist modernitenin tahrip ettiği tüm alanlara yönelik toplumun demokratik yeniden inşası sürecine yayınsal destek sunmayı amaçlar. Kapitalist modernitenin dört temel ayağı konumunda bulunan pozitivizm-bilimcilik, cinsiyetçilik, dincilik ve milliyetçilik karşıtı bir yayın politikası izlemeyi görev edinir.

Sümer  Yayınevi;
– Yeni bir sosyal bilim için, modern bilgi yapısına eleştirel bakan yeni epistemolojik yaklaşımları yaygınlaştırmayı,
– Sistem karşıtı hareketleri tartışmayı,
– Ulusal sorunlarda çözüm modelleri ve dünya deneyimlerini ele almayı,
– Anti-kapitalist teoriyi tüm boyutlarıyla yayınlamayı, yayın programının ana hatları olarak belirleyip okuyucularıyla paylaşmayı hedefler.